Gezi günlüğü:
06 / 03 / 2008
Peru'daki son duragimiz olan Arequipa'da Julia rafting yapmamiz gerektigine karar verdiginden, ilk gunumuzu raftinge ayirdik. zorluk derecesi 3-4 dedikleri icin bize uygun gorundu. bir detay haric: yagmur mevsiminde oldugumuz. bunu da girdigimiz ilk bir-iki rapidde fark ettik. biraz daha ilerledigimizde daha ne oldugunu bile anlamadan bot havalandi. ben ve bir kisi haric herkes (rehber dahil) kendini suda buldu. neyse ki sag salim turu tamamladik.
Bu bize yetmediginden, uc gunlugune dunyanin en derin ikinci kanyonunda trekking yapmaya karar verdik. 1300 metrelik ilk gun inisinden sonra ikinci gun vadinin icindeki vahada yuzmek ve gece yildizlari seyretmek yorgun bacaklarimiza cok iyi geldi. gece 2:30 da kalkip yukari yuruyuse basladik ve gun dogusu ile birlikte tepedeki manzara butun yorgunlugumuzu aldi.
yarin bir gunlugune sili'ye gecip, buenos aires ucagimiza binecegiz. Son bir haftamizi Iguazu Selaleleri ve Tango ile gecirecegiz. Gezinin bitiyor oldugunu fark etmeye basladik. bir taraftan Istanbulu cok ozledik, bir taraftan da hala gezecek cok yer buralarda diye icimiz gidiyor.
Cok sevgiler ve selamlar,
Julia can
28 / 02 / 2008
uzun zamandir yazamadik. biraz suratli bir on gun gecirdik.
puno'dan cusco'ya guzel bir tur otobusu ile gectik. boylece yoldaki kalintilari gorme ve ant daglarinin gecis noktalarindan birinde durma sansimiz oldu.
aksam uzeri cosco'ya vardik ve gelir gelmez cok sevdik. hostelimiz cok guzel ve ucuz. ayrica cok ucuza guzel yemek yiyecek biryer bulduk (2 YTL ye uc kap yemek) bu da Sili'de yasadigimiz butcesel problemi biraz hafifletti.
Cusco'da bir hafta boyunca Sacred Valley'deki Inca kalintilarini gezdik. tabii en sonunda da Machu Picchu'yu. Machu Pichhu icin gece 3te dolunay isiginda ve hafif yagmur altinda yola ciktik. bu da orman icindeki yuruyusu daha da mistik kildi. gun agradikca machu Pichhu yavas yavas kendini gostermeye basladi. gun dogumunda sis olan yerler, birer kalintiya donustukce, manzara daha da inanilmaz hale geliyordu.
Ancak herseye ragmen ikimiz de Inkalarin sadece ve sadece deli olduklarina ikna olduk. tapinak yaptiklari yerleri gordugunuzde bize hak vereceksiniz. biz de tabii onlardan az deli olmadigimizdan 15 saat boyunca hic durmadan kizgin gunes altinda tepe tepe yuruduk. hostele dondugumuzde julia'nin sevgili beyni pisme belirtileri gostermeye basladi. aksam birkac saat islak havlu ile beyni pismekten kurtardik. ertesi sabah cusco'ya donmek icin tren istasyonuna gittigimizde ise baska bir surpriz vardi. cusco'daki protesto gosterileri nedeni ile (kalintilarin yakinina hotel yapilmasi ve bazi kalintilarin ozellestirilmesine karsi) trenler calismiyordu. aslinda sadece trenler degil hava ve kara trafigi tamamen kesilmis ve sehir bayagi karismis. biz de ancak aksam zirhli askerler esliginde cusco'ya gelebildik. neyse ki durum sakinlesmisti geldigimizde.
bundan sonraki duragimiz Ayacucho idi ancak orasinin en meshur ozelligi terorist aktiviteler oldugundan ve artik biraz yaslandigimiza karar verdigimizden direk pisco'ya gecmeye karar verdik. burasi deniz kiyisinda ve meshur piscolarin (bir cesit sarap) yapildigi ver. burada bir milli parkta deniz aslanlari ve diger kuslari gorup, kumsalda guzel bir kamp yaptik. bugun de saraphaneleri gezdik. yarin Arequipa'ya gececegiz ve burada colca kanyonunu gezip hatta belkide rafting yapacagiz.
daha sonra sili'ye bir gubnlugune geri donup, oradan Buenos Aires'e donecegiz. son bir haftayi da orada gecirip, ozledigimiz Istanbul'a ve sizlere kavusacagiz.
hepinize cok sevgiler... Julia&Can
11 / 02 / 2008
Karnaval-dans-bira... Titicaca golundeki gunlerimizden sonra, Julia'nin bolivya vizesi alma sansini denemek uzere sinira gittik. sinirda sorun cikmadi ve daha siniri gecer gecmez dans ve bira ile karsilandik.
Bolivya'yi derhal sevdik ve planimizi degistirip bir kac gun daha kalmaya karar verdik. Once Copacabana ve Isla del Sol'u gezdik ve aksaminda Dunyanin en yuksek baskenti olan (3400 metre) La Paz'a geldik.
Sokak danslarindan, Witch's market'a, rengarenk micro otouslerinden, renkli kiyafetlerine kadar cok etkileyici bir sehir. La paz'dan Puno'ya dondugumuzde, buradaki festivalin son gununu yakaladik. Yuzlerce maskeli dansci,(bol seytan maskeli fotograf geliyor) kopuk savaslari ve tabii ki bira bira bira... bu bizim icin bu bolgeye cok guzel bir hoscakal oldu.
yarin sabah Cusco'ya geciyoruz ve burada 10 gun civari kalmayi planliyoruz. Inka tapinaklari, kutsal vadi ve tabii ki Machu Pichu. Oradan tekrar haberlesmek uzere herkese selamlar...
03 / 02 / 2008
Arica'daki iki gunluk dinlenmenin ardindan, Peru'ya gectik. 7 saatlik tuhaf (saat basi polisin durdurmasi ve otobuste buldugu eski kiyafetleri asagi atmasi) yolculuk sonrasi Arequipa'ya geldik. tum gun inanilmaz bir manastiri gezdik. burada donuste daha vakit gecirecegiz ama festivale yetismek icin derhal Puno'ya hareket ettik. Iki gundur danslar kiyafetler ve muzik icinde mest olmus durumdayiz. yarin sabah Titicaca golundeki adalari gezmek uzere yola cikacagiz. sonra da gol cevresindeki eski kalintilari gezecegiz. haftaya pazar gunu ise festivalin en canli gunune tanik olacagiz. seytanla dans... herkese cok sevgiler...
28 / 01 / 2008
tekrar merhabalar. valparaiso'nun yokuslari garip fenikulerlerinden sonra kendimizi atacama colunde bulduk. bu colde bazi noktalara bilinen tarih boyunca hic yagis dusmemis ve yilin 300 gunden fazlasinda hava acik. tabii ki ilk geldigimiz gun yagmur yagdi. yani istatistiklere gemisizdir. neyse ki sonrasinda hava hep guzeldi. buraya 23 saatlik bir otobus yolculugu ile geldik. malesef 27 saatlik rekorumu kiramadim. san pedro sehri (colun icindeki tek duzgun yerlesim yeri) tam bir guney amerika kasabasi. ben cok sevdim. kerpic evler tozlu sokaklar ve sicak gunes. ilk gecemizde valle de luna ya gittik. burasi hicbir hayvan ya da bitkinin bile yasamadigi acayip bir yer. tuz ve kayadan baska birsey yok. bu da insanin kendini ayda hissetmesini sagladigindan bu ismi almis. gunbatimi cok guzel olmasina ragmen turun hizliligi (hep en sona ben kaliyorum ve laf yiyorum) beni uzdu. silide malesef bu tur yerlere toplu ulasim yok. tek care turlar. ama gene de etraftaki gunbatimi ile kizila boyanan karla kapli volkanlar ve ucsuz bucaksiz col cok etkileyici. ertesi sabah 4'te el tatio gayzer'lerine gittik. burasi 4300 metrede dunyayin en yuksek gayzerlerinin oldugu yer. iki saatlik bozuk yolda tirmanisin ardindan yerden cikan dumanlarla dolu bir vadiye geldik. gunes dogdugunda dumanlara vuran isiklar' karlakapli volkanlar ve fiskiran sicak sular burayi cok farkli bir hale sokuyor. etraftaki gollerde flamingolar ve vicunas'lar (vahsi lama) dolasiyor. donus yolunda ise bizi aci bir gercek bekliyordu. julia'nin valparaiso'da sisen bademcikleri burada daha kotulesti. 4300 metrede ise onun yuksek irtifaya ne kadar mukemmel ! uyum sagladigini gorduk. ertesi gunu yatarak gecirmesine ragmen, bolivya planimizi simdilik askiya almak durumundayiz. buradan planladigimiz (ve tek alternatif) olan gecis 4000-5000 metre civarinda ve 3 gun boyunca bir jip ile gerceklesiyor. ve de yol ortasinda yukseklik ile sorunu olursa etrafta ne bir koy ne bir kasaba var. sadece col ve tuz colleri. bir de bu yetmezmis gibi yeni bir kararla artik bolivya'nin amerikalilardan vize istedigini ogrendik. (ne mutlu turkum diyene). hem amerikali hem hasta hatunla gezersem boyle olur :) Hatun kismi gercekten de evde oturup cocuk yapmali. neyse julia bugun daha iyi. aksam Arica'ya (silinin kuzey sahiline) gidecegiz ve iki gun kumsalda dinlenecegiz. (haritada goremeyeceksiniz, cunku planda yoktu) ordan da peru'ya gececegiz. bu durumda peruyu daha detayli gezme sansimiz olacak. bir ihtimal titicaca golunden bolivyaya gecip La Paz'i da gezecegiz. bakalim..
herkese cok selamlar ve sevgiler.
23 / 01 / 2008
Patagonyanin ruzgarli ve degisken havasindan, sicak ve sakin santiago`ya geldigimizde biz bile ritmizi takip edemez olduk. Punta Arenas`da magdalena adasinda yaklasik 120.000 penguenle birlikte dolasmak onlari fotograflamak cok guzel bir deneyimdi. tek problemim adada sadece 1,5 saat kalabilmemizdi. ada koruma altinda oldugundan daha fazlasina izin verilmiyor. adaya giden gemi de tuhaf bir yuk gemisi. oturacak yer cok kisitli ve iki saat boyunca disarida ruzgarda durmak zorundaydik. bu mevsim bebek penguenlerin yuvalarindan cikmasi ve merakli gozlerle etrafi seyretme mevsimi. tabii burada antartikadaki gibi buz olmadigindan toprak icine kazdiklari oyuklarda buyuyor bebekler. cok ilginc ve komik yaratiklar. ozellikle yururken arada tasa takilip dusmeleri... donus yolunda gemimize yunuslar ve yuzen penguenler eslik etti. (emre senin icin bir penguen attim cantaya insallah gelene kadar sikilmaz iceride :) ) dun otobus bileti bulamadigimizdan (ne guzel olacakti tam 48 saat surecekti) ic hat ucusla santiagoya geldik. orada bir gece kaldiktan sonra valparaiso`ya gectik. burasi ufak bir sahil kasabasi ve en onemli ozelligi cok dik yokuslari. bu yokuslar icin cok dik fenikulerler var. yukarida renkli ve ufak evlerle dolu dar sokaklar cok ilginc. yarin 20 saatlik bir otobusle atacama colune gidiyoruz. burayi haritada goremeyeceksiniz cunku istanbulda kesin degildi. kuzey silide olacagiz. 3-4 gun buralardayiz. sanirim bolivyaya gecmeden bir kere daha haberlesebiliriz.
herkese cok sevgiler.
18 / 01 / 2008
Evet sonunda tekrar yazma imkani bulduk. zaman artik pek birsey ifade etmiyor. istanbuldan ayrilali ne kadar oldu, takvim olmasa soylemek zor. 6 gundur "torres del paine"de kamp yapiyorduk. bekledigimizden daha fazla yipratti bizi. ozellikle surekli ve yer yer firtina (80 km) seklinde esen ruzgar. buradaki trekking, rehberde yazandan cok daha agir. julia'nin da benim de bugune kadar yaptigimiz en zorlayici yuruyustu. bunda sanirim fitz roydaki yuruyusun ardindan pek dinlenmemis olmamizin da etkisi var. ancak bu sayede patagonia'nin gercek yuzunu gorme ve ona hayran olma imkanimiz oldu. puerto natales'de bir gece kalarak hem 6 gunluk kamp ihtiyaclarimizi aldik, hem de tanisabilecegimiz en iyi hostel sahiplerinden biri ile tanisma sansimiz oldu. milli parka girdigimizde fark ettigimiz ilk konu arjantin ile silinin milli parklara bakis acisi oldu: para! sadece parka girmek kisi basi 30 dolardi. buralar icin inanilmaz bir para. parkta parali kalacak yerler de mevcut ama biz bedava kamp alternatifini sectik tabii ki. ilk sectigimiz nokta, haritada basit bir yuruyus gorunen ve parka ismini veren "torres" leri yakindan gorebileceginiz bir nokta. yaklasik 3 saat suren ve surekli tirmanan bu rotayi bitirip kampimizi attigimizda, bundan sonraki gunlerde bizi neyin bekledigini daha iyi anladik. julia gunun yorgunlugunu ve yuruyusteki bazi noktalarin stresini atarken (siddetli ruzgarda egimli ve tasli arazide yurumek, 5-6 metrelik ip inisini kamp yuku ile inmek vs.), ben gun batimi fotografi cekmek icin bir yarim saat daha tirmandim. fotograf cekmek bir kenara, aniden bastiran siddetli yagmurla sirilsiklam oldum. neyse ki julianin bir pantalonu daha vardi. ben sabah 5'te sansimi bir kere daha denemeye karar verdim. julia sicak tulumunu terk etmemeye kararliydi... yorgunluk nedeni ile artik dizlerim titriyordu ama gene de tirmanmayi basardim. burada cok sik gordugumuz gokkusagi disinda malesef gene bekledigim isigi goremedim. ertesi gun parkin baska bir noktasina gecmek uzere kampi topladik. tam 12 saat kamp yuku ile yuruduk. yol boyunca gordugumuz goller, buzullar, daglar ve nehirler yuruyusu cok keyifli yapiyordu. ancak gene de inanilmaz yorulduk ve kendimizi hic bu kadar ac hissetmemistik... kamp yerimiz ise muhtesemdi. daglarin eteginde, nehir kiyisinda ve orman icinde. burada yaptigimiz yuruyusler cok keyifliydi. ertesi gun diger kamp yerine cantasiz guzel bir yuruyus yaptik. esen 80kmlik ruzgari saymazsak oldukca guzeldi. gollerin, buzullara yakinligi ile orantili koyu maviden turkuaza kadar degisen cok farkli renkleri olabiliyor. aksam uzeri ruzgarin dinmesi ile etrafimizdaki granit kuleleri daha iyi gorme ve keyfini cikarma sansimiz oldu. ertesi gun 2 saatlik bir yuruyus ile lago pehoe'ye geldik ve burada katamarana binerek golun karsisina gectik. burada otobusumuzu beklerken, kisa bir yuruyus yaparak kamp yaptigimiz vadiyi ve granit kuleleri uzaktan gorduk. patagonya bitki ortusu ile birlikte goller ve daglar cok guzel manzaralar olusturuyor. iki gol arasindaki kot farkindan dolayi olusan guzel bir selale de gezinin son suprizi oldu bize. simdi tekrar puerto natalesdeyiz ve dinleniyoruz. onumuzdeki iki gun (haritada isaretli olmayacak, planda yoktu) isla magdelena ve sero otway'de olacagiz. buralar silideki en buyuk penguen kolonilerinin oldugu yerler.(penguen siparisi verenler icin bir iki tane cantaya atacagim). bu gezi ile birlikte patagonya kismi sona erecek ve kuzeye dogru yolculuk baslayacak. en kisa zamanda tekrar yazacagiz. herkese coook sevgiler...
10 / 01 / 2008
tekrar merhaba. Julia´nin dogumgunu kutlamalari icin cok tesekkurler. Asli donus partisi teklifiniz de OK dir. yazilariniz bizi cok mutlu ediyor... gelelim gezinin bu etabina. El Calafate´de bizi karsilayan yagmur uc gun boyunca cerro torre´nin altinda bizi yanliz birakmadi. uc gun boyunca ne fitz roy ne de cerro torre´yi gormek mumkun olmadi. buyuk hayal kirikligi icinde kampi chaten´e indirmeye karar verdik. son gunumuzde oglen gibi hafif acan (kar yagisi ile birlikte) havaya guvenip fitz roy zirvesi tarafina dogru yuruyuse basladik. gunes ve hava bu defa bizden yanaydi. 11 saatlik yuruyus boyunca goller, uccuz bucaksiz yaylalardan gecip fitz roy buzulunun altina geldik. buradan zirve inanilmaz gorunuyor. julia yorgun bacaklarini dinlendirirken ben de etrafta biraz daha fotograf cekmeye gittim. bir tepeyi astigim anda neye ugradigimi sasirdim. dev bir buzul altinda (benim de yaklasik 100 metre altimda) bugune kadar gordugumuz en guzel mavi-yesil renkte bir gol ve ona dusen buzul parcalari. sanki bir tablo gibiydi. kosa kosa julia´yi cagirdim ve o da gozlerine inanamadi. burada cok fazla duramadik. siddetli ruzgar ve soguk disinda hava kararmadan (neyse ki burada gece yarisi ancak karariyor) kampa donme mecburiyetimiz bizi erken ayrilmaya zorladi. kampa geldigimizde 11 saatlik yuruyusun yorgunlugu ama uc gun bekledikten sonra gordugumuz manzaralarin tatmini ile aninda uyuduk. oglen tekrar El Calafate deyiz. yarin ise siliye geciyoruz ve sili patagonyasinda (torres del paine) 5-6 gunluk bir kamp programimiz var... cektigim fotograflari yuklemem munkun degil malesef. donusu beklemek durumundasiniz... haftaya tekrar haberlesmek uzere herkese cok sevgiler... can & julia
05 / 01 / 2008
buenos aires'te 34 derecede pistikten sonra patagonia'da kendimize geldik biraz. bugun moreno buzulunu gezdik. buradaki buzullarin ufak bir kismini olusturmasina ragmen, moreno buzulu ucsuz bucaksiz ve insani etkileyen devasa bir cusseye sahip. ozellikle de arada dusen parcalarin cikardigi ses inanilmaz. buzul lago argentina golu ile birlesiyor. mavi-yesil devasa bir gol ve bir ucu sonunu goremediginiz bir buzul. yarin fitz roy bolgesine gidecegiz ve burada 4-5 gun kamp yapacagiz. burada meshur fitz roy ve cerro torre granit kulelerini gorecegiz. tabii altlarinda devasa buzullar ve buzul golleri ile birlikte. evet bir de surekli nerdeyse firtina seklinde esen ruzgarla birlikte. 5-6 gun icinde tekrar haberlesmek dilegi ile herkese cok sevgiler ve selamlar. julia ve can
04 / 01 / 2008
eveeet. tekrar merhaba. buenos aires'te sokak tangosu seyretmek ve bol bol et yemek buyuk keyifti. julianin dogum gununu bir meksika restoraninda kutladiktan sonra biraz salsa seyretmek uzere bir cluba gittik. hatunlar cok iyi dans ediyorlar. (julia duymasin)donuste son gunlerde devamini getirecegiz. bu arada peru vizemi aldim. boylece planda bir aksaklik yok. inkalar ve shamanlar bekleyin bizi! herkese cok sevgiler ve selamlar. julia ve can
01 / 01 / 2008
herkese mutlu yillar! Yilbasi gecesi ucmak yaptigimiz en iyi seylerden biriydi. havaalanlari o kadar rahatti ki insanin inanasi gelmiyor. ucakta kutlanan yilbasi, alkolik italyanlar ve yan koltugumuzda tanisip sevisen yabancilar...
buenos aires cok sicak ve yesil. gelir gelmez hostelde sizdik. aksama dogru kesfe baslayacagiz.
Herkese cok selamlar. can & julia